Evlilikte Kritik Dönemler

Evlilikte Kritik Dönemler

Evlilikte Kritik Dönemler

Evlilik iki kişinin birlikte yaşamaya başlaması ve bir hayatı beraber paylaşmasıdır. İnişleri ve çıkışları ile uzun bir yola birlikte çıkmaktır. Bu uzun yolda birçok güzel şeyler gibi birçok ta zorlayıcı parkurlar emek isteyen süreçler mevcuttur.

 

Günümüze baktığımızda evlilik sürecini çok güzel yürüten çiftlerin yanında çok sancılı dönemlerden geçen çiftlerde çoğunluktadır. Bunun pek çok nedeni vardır uzmanlarca son yıllara bakıldığında hayat şartlarının zorluğu, günlük rutin işlerin zorlayıcılığı, sorumluluğun tek bir bireye yüklenmesi gibi pek çok konu aslında bu sancılı dönemleri tetiklemektedir. İnsanlar bu yola birlikte çıkmaya söz verdiklerinde bildikleri tanıdıkları ve bekledikleri ile söz verirler ancak bir evi paylaşmak aynı değildir hiçbir zaman zordur, değişiktir, katışıksızdır, olduğu gibidir. Dolayısıyla ilk etapta beklentilerin dışında yaşanan her şey her iki tarafı da zorlar. Bu zorlanma da en çok kritik dönemlerde hissedilir. Çünkü bu dönemler her iki tarafında hassasiyetlerini artırmaktadır.

 

Peki, evlilikte kritik dönemler nelerdir? Örneğin ilk birlikte yaşamaya başlama ve alışma dönemi, ilk büyük mal edinimi, ilk kez aile bireylerinin çoğalması, ilk maddi zorluklar, ilk birlikte karar alma dönemi, karşılaşılan farklı tip sorunlarda birlikte hareket edebilmek… Gibi pek çok evlilik boyunca yaşanabilecek olaylar. Bu durumda pek çok sorun yaşayan ve uyum sağlayamayan çiftler eğer bilinçli ise evlilik terapistleri ya da psikologlardan destek alabilmekte ancak bu konuda önemsemez ve kesin tutumlu davrananlar ise kaçınılmaz sonlara zemin hazırlamaktadırlar. Eşlerin birbirini iyi tanıması, anlaması, birbiriyle uyumu, kendilerini karşı tarafın yerine koyabilmeleri, ben değil biz olabilmeyi içlerine sindirmeleri ve yaşamaları evlilikte kritik dönemlerin bir nevi kurtarıcısı olabilmektedir.

 

Bir evin içinde farklı eğitim ve farklı şekillerde büyümüş iki insanın ilk yapması gereken kuralları birlikte belirlemek ve bunu saygı duymak. Sonrasında olabilecek maddi ya da farklı bir zorlukta yargılayıcı suçlayıcı değil çözümcü ve destek olarak yaklaşabilmek. Aileye bir bireyin katılımıyla yani bir evlat sahibi olunduğunda onun yükünü özverisini sorumluluğunu ve fedakarlığını birlikte göğüsleyebilmek cinsiyet ayrımı yapmaksızın görev paylaşımı ile eşlerin birbirine destek olması ve sorumluluğun tek taraflı zorlayıcı olmaması gibi pek çok çözüm önerisi uzmanlarca aktarılmaktadır. İstatistiksel bakıldığında evliliğin ilk 7 ve son yıllarının çok zorlayıcı olması ve boşanma oranlarının bu dönemlerde fazla olması evlilik terapistlerinin makalelerinden de anlaşıldığı üzere bahsi geçen dönemleri duygu durum birikimlerini bu zamanlarda yoğun yaşamak birbirini anlamak çözümlemek üzerine kuruludur. Yaşlandığımız döneme bakar isek bu dönemde hayatın başına yani çocukluğumuza döneriz anlayışı karşılıklı beklentileri bir çocuk gibi hassas bir şekilde bekleriz dolayısıyla yılların vermiş olduğu yorgunluk ile biraz daha sabır itina konusunda çiftlerin denge kurmakta zorlandığı bir dönemdir.

 

Kısacası evlilikteki kritik dönemlerin anahtarı, sabır, anlayış ve hoşgörüdür. Her emek yeni nesillere bırakılmış bir mirastır evlilikte zorlu yolları olan bir emektir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?