Işıltılı Bir Cilt İçin Kaçınmanız Gerekenler

Işıltılı Bir Cilt İçin Kaçınmanız Gerekenler

Işıltılı Bir Cilt İçin Kaçınmanız Gerekenler

Günümüz fırsatları sayesinde çeşitli ürünlerle sivilceler kapatılıp, yara izleri görünmez hale getirilebiliyor. Bu gibi güzellik uğruna yapılan değişiklikler ciltte büyük yorgunluk ve peşinden yıpranma yaratıyor. Sonuç: yorgun bir cilt. Cilt bu şekilde ürünlerden zarar görmüşken bir de kirli hava ve sağlıksız beslenme gibi sebeplerden zorlanarak ışıltısını kaybediyor.

 

Cildimizi Nasıl Koruyabiliriz?

 

Beslenme

 

Cildin en büyük dostu su ise, en büyük düşmanı da fazla işlenmiş gıdalar. Cildin ışıltısını yeniden yakalaması ya da hiç kaybetmemesi için ona ihtiyacı olanları vermek gerekiyor. İhtiyacı olan da su, mineral, vitamin ağırlıklı besin değerleri. Bu saydıklarımızı içeren su, meyve, sebze gibi doğadan direkt alacağımız besinler ışıltıyı korumaya yardımcı olurken diğer taraftan yağda kızartılmış, aşırı tuzlu gıdalar da cildimizi ağır bir şekilde yoruyor.

 

Stres

 

Bir şekilde vücutta olması gereken her şey, yolunda gitmesi gereken işlevler yine her yerde olduğu gibi cildimizde de negatif bir şekilde etkilerini gösteriyor. Stres dönemlerinde sivilce ve lekelenmelerde gözle görülür bir artış oluyor. Bu dönemler vücuttaki sistemleri bariz bir şekilde etkilemesi bir yana yeme düzenini bozduğundan cildin ışıltısını söndüren önemli bir sebep olarak yer alıyor bu kaçınmamız gerekenler listesinde.

 

Güneş

 

Güneş özellikle cilt bakımı ve güzelliği adına bulunmaz bir kaynak ama ne yazık ki çevresel belli sebeplerden dolayı bu dönemde aldığımız güneş ışınları özellikle yılın belli dönemlerinde veya günün belli zamanlarında kesinlikle kaçınılması gereken düşmanlardan. Gerek cilt kanseri riski olsun, gerek makyajlıyken gözeneklere etkisinden sonucunda yaralar, sivilceler yaratarak cildin ışıltısını söndürüyor.

 

Makyaj

 

Makyaj artık bir “kusur” kapatıcı olmaktan öte bir anlam taşıyor, bir eğlence, bir sanat olarak daha da hayatımızda yerini güçlendirmiş durumda. Tabi ki zararları düşünüldüğünde makyaj yapmamak bir çözüm ama yapıldığı takdirde de çıkartmak çok önemli. Makyajın ürünlerin içeriklerinden de öte olarak cilt adına taşıdığı en büyük risk gözenekleri uzun saatler kapalı tutarak hava almasını engellemek. Hava alması engellendiğinde ve temizlenmediği takdirde de bakteri üretimi hızlanarak cilt için zararlı olmaya başlıyor. Bu nedenle makyaj ürünleri kullanım sonrasında detaylı bir şekilde temizlenmeli.

 

Sayısız insan sayısız cilt tipine sahip bu nedenle de ışıltısını kaybeden bir cildin ışıltısını kaybetmesine sebep olan çok farklı ve çok daha spesifik sebepler olabilir. Bu sayılı maddelere dikkat etmenin yanında özel sebepler de araştırılırsa daha başarılı çözümler elde etmek mümkün olacaktır.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?